Yalan Tığın Üzerinde Durur mu?

Yalan üzerine, edebiyatımızda yok, yok desek yeridir. Geçtim edebiyatı, bir gün içinde kaç tane yalan söylüyoruz diye hiç düşündünüz mü? Bir tane mi? Birkaç tane mi? Yoksa yerine, zamanına ve de adamına göre, gerektiği kadar mı? Adamın lafı pek tatlı, yalan falan amma yalanı bile ne güzel anlatıyor dediğiniz hiç olmadı mı? Yalan üzerine neredeyse

403 kez görüntülenmiştir.



Öğretmeni anlamak bu kadar zor muydu?

Bugün kim bilir ne kadar güzel cümleler söyleyecekler sana! SMS çekenlerin yanı sıra çok az da olsa, kontörlere ve dakikalara kıyıp seni hatırlayanlar çıkacak! Seni anacaklar ya bugün, herkes yüzünde en güleç maskesiyle gününü kutlayacak, elini sıkacak, sırtını sıvazlayacak, göstermelik olarak birkaç yaşlı öğretmenin eli öpülecek! İstisnalar kaideyi bozmazsa, kiminin gözleri dolacak, kiminin sözleri boğazında

559 kez görüntülenmiştir.



Allah Muhabbetinizi Arttırsın!

Kimden miras kaldı bilinmez, çocukluğumuzdan beri duyageldiğimiz bir söz var. Hatta tekerleme gibi bir şey… Para isteme benden, buz gibi soğurum senden… Para kimden istenir? Dosttan, arkadaştan, güvendiğiniz birinden… Ya da bankalardan… Arkadaşınızı banka gibi görmek elbette yanlış… Dost dediğiniz insan, size ne zaman lazım? İyi gündede, kötü günde de… Ancak bazı arkadaşların hayli ilginç

378 kez görüntülenmiştir.



Nasibin Varsa Gelir Hint’ten Yemenden…

Nasibi olmayan adamı, nasibi olacağı bilinen yerde bile uyku basar derler. Desinler varsınlar. Ziya Paşa, “ Bi-baht olanın bağına bir katresi düşmez / Baran yerine dürrü güher yağsa semadan” diyor. Bağı bahçesi inci-mercan dolu olanlar, bir avuç çıkarıp neden vermez, konusuna girmemiş bu beytin devamında. Nasip işi elimizde olan bir hadise değildir. Nasip eden nasip

596 kez görüntülenmiştir.



Kemer!

Zamanın birinde, dostlarıyla birlikte bir yere giden adam, gecenin bir karanlığında, siz deyin kör karanlığında, ay yok, ışık yok, mum yok, fener yok, kandil yok yürürken aniden düşmüş bir bataklığa. Böyle bir anda, ne yapacaksınız? Ne diyeceksiniz? Kader mi? Tecelli mi? Olması gereken mi? İnsanın kendine gelmesi için, dostunu arkadaşını, yakınını, sevenini, sevmeyenini, bir şeyler

378 kez görüntülenmiştir.



Efkârname

Efkârlıyım abiler, efkâr dağıtacağım Eşim dostum kızmasın, iki-tek atacağım İçmeden çözülmüyor, dolaştı kaldı dilim Açılsın da bir görün, neler anlatacağım Üstünde alkol yazan, şişelerden getirin Ayık oğlu ayığım, sanmayın sızacağım Narâ falan atarsam, korkmasın mahalleli Kızmam gerekenlere, hem iyi kızacağım Allah kahretsin seni, deme dedem dur hele Haddini bilmeyeni, yere uzatacağım Felek kelek yedirmiş, ele

265 kez görüntülenmiştir.



‘Doğruluk sözde değil özde olur!..’

Ok gibi doğru olanlara sözüm ona bayılırız. Doğru söyleyenleri el üstünde tuttuğumuzu dile getirirken insanların bize karşı olan tutum ve davranışları hoşumuza gider. Bu söylemlerden dolayı büyük bir keyif alırız. Doğru bir tane olduğu halde.. Apaçık ortada durduğu halde… Doğrunun varlığı yalana.. Kıvırmaya, tevile… Yok saymaya meydan vermeyecek bir şekilde meydanda durduğu halde… Herkesin doğrusu

507 kez görüntülenmiştir.



İlkokul Öğretmenime

Gözlerim buğulanıp, geçen yılları andım Yıllar sonra büyüyüp sana bir şiir yazdım Küçük çocuk gibiyim, giymiş bayramlığımı Bilmem nasıl anlatsam sana hayranlığımı Sevgi dolu ellerin saçlarımı okşardı Kalbim küt-küt atarak okuluma koşardı Küçücük dünyamıza pencereler açardın Bir şeyler öğrendik mi sevincinden uçardın Ne büyük bir kalpti o, hepimiz içindeydik Bize kızmazdın bile, sevginle seninleydik Annemizle

363 kez görüntülenmiştir.



Git de aşkı Pervaneden öğren!

Hz. Mevlana, “Ey bülbül! Git de aşkı pervaneden öğren. Kendini alevin içine attı, yandı. Sevgilisi uğruna can verdi, sesi çıkmadı.”diyor. Pervane dünyadaki aşıkların en gözü karasıdır. Karşılık beklemeyenidir. Hesap yapmayanıdır. Üç günlük heveslerin peşinden koşmayanıdır. İş olsun diye aşık olmaz. Aşık olmuş desinler diye, ortaya çıkmaz. Pervane reklamlara aldırmaz. Aşkını dillere düşürmez. Yerlerde süründürmez. Paspas

394 kez görüntülenmiştir.



TEMBEL AVRAT YEMEĞİ

Hanımların bir araya gelme sebeplerinin başında gelen “ KISIR” adlı yemeğe, 75’lik dedem “ Tembel Avrat Yemeği” adını verince, bu isimle yazmak da şart oldu. Hanımların iki elleri kanda olsa, yapmaktan vazgeçemeyeceği bir yemek çeşidi olan Kısır üzerine, yetmiş beşlik dedemle konuşunca; Dedem, çayından bir yudum çektikten sonra, bakın neler anlattı ; “ Ulen oğlum,

571 kez görüntülenmiştir.